|
Basına ve Kamuoyuna Bugün '14 Mart Uluslararası Nehirler,Su ve Yaşam İçin barajlara Karşı Eylem Günü' 2000 yılında kabul edilen ve Baraj karşıtlarının her yıl Uluslararası alanda kabul gördüğü günümüze kadar çoğalarak kutlanan böylesi bir günde, Türkiye'den de bir ses vermek İstemekteyiz. Tunceli Hazırlanan 8 adet baraj projesi ile yok edilmek istenmektadir.İlimizde bu projeler hayata geçerse. *23/12/1971'de Milli Park ilan edilen 42 hektarlık alan içinde barındırdığı canlılarla beraber yok olacaktır. * Bölgede 114 bin hektar arazi tarıma elverişli ve bunun yaklaşık 12 bin hektarı sulanabilir araziden oluşuyor. Yapılacak barajlar ise sulu tarıma elverişli yapıda değil *Baraj ve HES'lerin tamamlanması durumunda Tunceli'nin su potansiyelinin %37 si baraj göllerinde tutulacak ve bölgenin atmosfer dengesini bozacaktır ve bölgenin iklimini değiştirecektir .Uluslararası iklim değişimi projesinin iklim değişimi etki raporuna göre Munzur Projesi gibi kurak ve yarı kurak bölgelerin iklimdeki küçük değişimler yağış rejimini değiştirecek önemli problemlere neden olacaktır. * Munzur Suyu,Munzur Vadisi,Munzur Dağı Bölge insanları için kutsaldır. Baraj ve HES'lerin tamamlanması durumunda . Barajlar bu Kutsal Değerleri sular ile boğacaktır. * Baraj ve HES'lerin tamamlanması durumunda , İldeki Demografik yapıyı olumsuz etkileyecektir Dolaylı olarak 84 köy bundan etkilenecek ve göç etmek zorunda kalacaktır. *Tarihi Miras yeterli arkeolojik çalışma yapılarak gün ışığına çıkarılmadan suların altında kalacaktır . * Munzur Vadisi Ulusal Parkı, doğal güzelliğinin, eşsiz faunasının yanı sıra, yok olma tehdidi altında bir çok hayvan ve bitki türünü de barındırıyor. *Baraj ve HES'lerin tamamlanması durumunda bölge Halkının ekonomik gelirleri yok olacaktır. *Barajyerine:güzelliklerinden,dağlarından,mağaralarından,göllerinden,kaplıcalarından,akarsularından, ve mesire yerlerinden,turizm,arıcılık ve hayvancılığın geliştirilmesi bakımından yararlanması gerekmektedir *Tunceli'de 'Doğal Kültür' olmadan 'Yaşam Kültürü' olamaz.Çünkü yaşamın alt yapısı 'Su ve Dağdır'. Barajlar, "refah" beklentilerine verilen "kalkınma" cevabıdır. Ancak nehir kıyısı insanlarının kültürü ve geçimi barajlar değil, nehirlerdir. Nehri öldüren bir yapı ise bu insanlara refah değil, sefalet ve acı getirecektir. Refah ve kalkınma yalnızca, doğayı talan edip kazançlarını arttırmaya çalışan, güç elde edip topraklar ve üzerindeki canlılar üzerinde fetihler kazanmak isteyen Devlet'ler için geçerlidir. Ve onların refahı ve gelişmesi, kültürlerin, bitki örtüsünün, hayvanların, kısacası binlerce yıllık canlılığın ve dengenin sefaleti ve acı çekişidir. Nehirler özgür akarlar, evrendeki herşey gibi. Akışı kontrol edemezsiniz, akışı durduramazsınız. Yalnızca bir süre engelleyebilirsiniz. Ta ki, tüm birikmiş gücüyle tekrardan, önüne çıkan tüm engeli yutarak akana kadar. Tıpkı Edirne'de ve Dünyadaki diğer bir çok yerde olduğu gibi. Tıpkı, "uygar" refah ve kalkınma anlayışımızın insanlık olarak "akışımızı" bir süreliğine engellemiş olmasına karşı, çok yakında tüm birikmiş gücüyle tekrar akmaya başlayacak insanlığımız gibi..Milyonlarca yıl toprağın üzerinde yalın ayak dolaşmış, tüm canlıları kardeşi saymış, Liderlere, Efendilere, Devletler'e, ihtiyaç duymadan yaşamış, ve yaşamayı kutsal saymış insanlığımız…Ve Coğrafyamız Munzurumuz gibi. Munzurumuza Dokundurtmayacağız. 'Barajların Anlamı Göç, Açlık ve Yoksulluk" 'Göç etmek istemiyoruz' 'Topraklarımızda yaşamak istiyoruz' Tunceli Dernekleri Federasyonu /adına Munzuru Koruma Kurulu munzurkurulu@gmail.com
|